Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Otomobil Markalarinin Tarihi ve Logolari ve Genel BilgilerP4
#1
20-2014icon 
[Resim: Otomobil-Markalarinin-Logolari-ve-Tarihi...lgiler.jpg]

Otomobil Markalarinin Tarihi ve Logolari ve Genel BilgilerP4

Araba markaları hakkında detaylı bilgilere, araba marka tarihleri ve kuruluş hikayelerine, buradan ulaşabilirsiniz. İster ikinci el araba arayın, ister sıfır kilometre bir araba modeli satın almayı düşünüyor olun, otomobil almaya karar vermeden önce iyice araştırmanın yanında otomobil markası hakkında da biraz bilgi edinmek isteyebilirsiniz. Aşağıdaki listeden dilediğiniz otomobil markası logoları Altındao otomaobil markası hakkında detaylı bilgileri bulacaksınız.

[Resim: Lamborghini.jpg]

Lamborghini

Lamborghini Hakkında

Ferruccio Lamborghini (28 Nisan, 1916-20 Şubat, 1993); İtalyan araba üreticisi Lamborghini markasının babasıdır. Ferruccio Lamborghini (bundan sonra Lamborghini olarak kısaltılmıştır.) Renazzo di Cento adında Ferrara’nın ufak bir köyünde doğmuştur.

İkinci Dünya Savaşı’nın öncesi ve sonrasında önemli bir traktör üreticisi olan Lamborghini’nin bir Ferrari’si vardı. Kısa bir zamanda fark etti ki bazı debriyaj aksamları aslında kendi traktörlerinde kullandıklarıyla aynıydı. Enzo Ferrari ile görüştü ve onu bu konuda eleştirdi. Ama Ferrari onu sadece basit bir traktör üreticisi olarak görüyordu, ve dinlemeyi reddetti.

Lamborghini Ferrari’ye rakip kendi spor arabalrını üreterek intikamını almaya yemin etti. İlk arabası olan Lamborghini 350GT, Lamborghini’nin Ferrari’yi eleştirdiği her konuda Ferrari’den daha üstün bir araçtı. Üçüncü modeli olan Miura o dönemdeki rakipleri Ferrari’nin 250 GTO ve 365 GTB/4 Daytona’sı ile karşılaştırıldığında efsanevi ve döneme damgasını vuran bir arabaydı.

Şirketin logosunda bulunan boğa ise, Lamborghini’nin burcu olan boğa burcundan gelmektedir. Miura adı ise güreşçi boğaları eğiten Don Eduardo Miura adında bir eğitmenin adından gelir. Meşhur Countach’ın hikayesi ise ilginçtir: Arabanın tasarımını gördükten sonra oradakilerden biri “Countach!” (yerel dilde kullanılan bir ünlem) diye bağırmıştır, ve bu arabanın adı olarak kalmıştır.

Ferruccio Lamborghini çok iyi bir spor araba tutkunuydu, sahip olduğu arabalar arasında bir Ferrari de vardır. Yaygın bir rivayete göre arabanın debriyajı bozulunca onu fabrikasına geri götürmüştür. Enzo Ferrari’nin ise buna karşılık ‘Bir traktör üreticisinin yüksek performanslı spor arabalardan anlaması beklenemez’ diyerek onunla görüşmeyi reddetmiştir. Bunun ardından debriyajı kendisi beklemediği kadar kolay bir biçimde tamir etmiş ve spor araba işine girmeye karar vermiştir. (Hikaye kimilerince şöyle anlatılır: Feruccio günün birinde kendi traktörlerindeki debriyaj sisteminin fiyatı dışında Ferrari debriyaj sisteminden bir farkı olmadığını görüp biraz bozulmuştur, ve sonuçta işe girmeye karar vermiştir.) Lamborghini Perugia’da 1993 yılında 76 yaşındayken vefat etmiştir.


[Resim: Lancia.jpg]

Lancia

Lancia Hakkında

Vincenzo Lancia 24 ağustos 1881 tarihinde Fobello, Val Sesia, İtalya’da doğmuştur. Babası Giuseppe Cavalier konserve gıda maddelerinden servet kazanmış bir aristokrattır. Ailenin maddi durumları el verdiğinden yazları Fobello’daki villada, yılın geri kalan bölümünü ise Torino’da Vittori Emanuele caddesindeki evlerinde geçirmişlerdir. Baba Lancia dört ocuğunun her birisi için çoktan bir gelecek düşünmüştür: Giovanni, Arturo, Maria ve Censin diye çağırdıkları Vincenzo. Vincenzo’nun avukat olması kararlaştırılmıştır. Ancak okulda Censin’in dersleri tam bir felakettir. Uyanık bir çocuktur, hatta biraz da fazla uyanıktır ama bunu derslerine yansıtamaz. Dikkati dağınıktır, isteksizdir. Sonunda babası istemeyerek de olsa avukatlık fikrinden vazgeçer. Bunun yerine Censin on iki yaşında iken en azından muhasebeci olması için kendisini bir yatılı okula gönderir.

Genç Vincenzo Lancia’yı derslerinden kopartan şey, aile evinin avlusunda Ceriano kardeşlerin açmış oldukları atölyedir. Burada, halk arasında daha büyük ilgi görmesi nedeni ile bir İngiliz ismi olan Welleleys marka bisikletler yapıp satmaktadırlar. Censin Ceirano’ların atölyesine sık sık uğramaktadırr ve kısa sürede bir makine kalfası haline gelir.

Daha sonra bu iki kardeş ilk otomobilleri üzerinde çalışmaya başlayınca, genç Vincenzo motorlara hayran kalır. Kolejden kaçar ve babasından Ceirano’larda çalışma iznini kopartır.

Muhasebeci olarak işe alınır (görünüşe bakılırsa bunu baba Lancia istemiştir çünkü muhasebeci olmak mekanik ustası olmaya göre kulağa daha hoş gelmektedir) ancak Vincenzo muhasebecilik yerine motorları tamir etmekle meşgul olmaktadır.
1899’da Ceirano kardeşler birkaç finansör bularak mühendis Aristide Faccioli tarafından tasarlanan küçük bir araç imal etmeye başlarlar. Welleyes otomobil büyük bir başarı kazanmıştır ama Ceirano kardeşler talebe cevap veremezler.

Aynı yılın Temmuz ayında Giovanni Agnelli’nin teklifini kabul ederler ve çok yakında 3,5 HP Fiat’ın temeli olacak Welleyes otomobilin bütün patent ve tesislerini toplam 30 bin lirete satarlar. On sekizindeki Lancia ve henüz işe girmiş bulunan akranı Felice Nazzaro test sürücüleri olarak Fiat tarafından işe alınır.

İlk yıllarda Fiat, yarışlarda aktif olarak yer alır. Bu hızlı arabaların direksiyonunda ise Lancia ve Nazzaro bulunmaktadır. Nazzaro sürüş esnasında tam bir “stilisttir”. Lancia ise mekanik bir aksilik çıkmadığı zaman çok daha hızlıdır.

İşinde titiz ve gayretli olan Lancia, dışarıda ise şen ve kaygısızdır. Küçüklüğünden beri iri ve gürbüz bir çocuk olan Lancia, yetişkinliğinde boğazına düşkün, arkadaşları ile yemesini içmesini seven ve operaya aşık bir kişidir. Tam bir müzik tutkunudur ve bir Wagner hayranıdır.

1906’da imalatçı olur ve 29 kasım günü arkadaı Claudio Fogolin ile Lancia’yı kurar.
1922’de artık başarılı bir sanayici iken sekreteri Adele Miglietti ile evlenir ve üç çocukları olur: Anna Maria, Gianni ve Eleonora. Vincenzo Lancia sıklıkla denemelere şahsen katılarak yeni modellerin gelişimini bizzat takip etmektedir.

Ölüm henüz 56 yaşına bile varmamışken 15 şubat 1937 günü geldi. Gece bir kalp krizinin kurbanı oldu. Geçici bir rahatsızlık yaşadığını düşünüp karısını uyandırmak istememiştir. Sabah saat yedide ailie doktorunu çağırtır ve doktor hemen gelir. Ancak yapacak hiç bir şey yoktur.

Otomobil tarihinin en önemli sayfalarını yazan kahramanlarından bir tanesi hiç beklenmedik bir anda ölür. Sezgisellik, orijinallik ve cesaret üreticilik işinde kendisini diğerlerinden ayıran özelliklerdir. Ruhsal vasiyetinin hala bir otomobil olması bir rastlantı değildir: Aprilia.

Şirket geleneği ile insanın erdemini birleştirmiş gibi duran bu model ilk anda bir tereddüt ve şaşkınlık yaratmıştır. Çizgileri çok iddialı ve teknolojsi çok yenilikçidir. Lancia’nın bu modelinin yolların kraliçesi olması için bir süre beklenmesi gerekmiştir: Hızlı ve çok dengeli bu otomobil inanılmaz derecede modern stili ile herkes tarafından takdirler karşılanmıştır.
Bütün bunları ön gören ise sadece Vincenzo Lancia’nın dehası idi.

[Resim: Land%20Rover.jpg]

Land-rover

Land-rover Hakkında

İlk Land Rover 1947’de İngiliz araba şirketi Rover’da baş tasarımcı olan Maurice Wilks tarafından Newborough, Anglesey’deki çiftliğinde tasarlanmıştı. Wales’deki yazlık evinde bir yaz kullandığı bir II.Dünya Savaşı Amerikan Jipinden esinlendiği söylenmektedir. İlk Land Rover prototipinde ‘orta direksiyon’ Jip şasisi üzerine yerleştirilmişti. Göze çarpan bir özelliği hafif, paslanmaz, özel Birmabright adı verilen aliminyum ve magnezyum karışımından yapılma gövdesiydi. Bu materyalin kullanılması savaş sonrası çelik kıtlığına karşın savaş sonrası uçak aliminyumunun bolluğunun bir sonucuydu. Bu metalin korozyona direnci, aracın en zor koşullarda bile dayanaklılığıyla ünlenmesini sağladı. İlk renk seçenekleri askeri uçak kokpit boyası fazlalarıyla kısıtlanmıştı, bu yüzden ilk araçlar gölgeli açık yeşil olarak çıkmıştı; yakın zamana kadar tüm modeller dayanıklı gövde bölümü merdiven-şekilli şasi özelliğine sahipti.

Seri 1 gibi ilk araçlar, sahra hizmetine göre tasarlanmıştı; Rover ilanları araçların millerce muz yağı üzerinde sürüldüğünü göstermekteydi. Şimdi daha karmaşık servis şartlarıyla bu pek seçeneklerden biri değil. İngiliz Ordusu servis kolaylığı açısından mekanik olarak basit olan 2.5 litrelik, 4 silindirli, 300 Tdi motorlu versiyonları elektronik kontrollü 2.5 litrelik, 5 silindirli TD5’lere tercih etmektedir. Bu motor, aynı zamanda Land Rover’ların lisansla üretildiği ve aynı motorun yerel olarak üretilen Ford pick-up kamyonlarda da kullanıldığı ihraç piyasalarında Ford’un Brezilya tesisinde üretilen ünitelerle yapılmaya devam etmektedir. TDi motor üretimi burada 2006’da bitmiş, bu seçenek artık Land Rover tarafından sunulmamaktadır. Brezilya’nın International Motors’u güç ve tork’da eşdeğer bir artışla 300TDi’ın 2.8 litrelik versiyonu olan 2.8 TGV Devir Gücünde motor seçeneği sunmaktadır.

Ford tarafından satın alındıktan sonra, Land Rover Jaguar’la yakın ilişki içerisinde olmuştur. Birçok ülkede ortak satış ve dağıtım kanalını (ortak bayileri de kapsayan) paylaşmakta ve bazı modellerde parçaları ve üretim tesislerini de paylaşmaktadırlar.

[Resim: Lexus.png]

Lexus

2015 Tokyo Otomobil Fuarı'nın En Çok İlgi Gören Otomobilleri
13
2015 Tokyo Otomobil Fuarı'nın En Çok İlgi Gören Otomobilleri
İstanbul Autoshow 2015
30
İstanbul Autoshow 2015
Lexus Hakkında

Otomobil üreticisi Toyota’nın ABD pazarı için kurduğu lüks otomobil markası Lexus, 1989 yılında üretime başladı. Lexus üretimine ilk olarak 2 sedan otomobil ile başladı. 1989 yılında üretilmeye başlanan LS 400 ve ES 250 tüketici şikayetleri göz önüne alınarak tasarlandı. 1991 yılına gelindiğinde ES 330, SC 300 ve SC 300 spor otomobilleri ile Amerika’da Mercedes-Benz ve BMW’den sonra en çok satılan ithal marka haline geldi.

1994 yılına gelindiğinde tamamen yenilenen ikinci nesil LS400 satışa sunuldu. Bir sonraki yıl ise Amerikan hükümeti tarafından önerilen Japon lüks otomobillere %100 tarifeli bir anlaşma ile Amerika ile Japonya arasında ticaret savaşı başladı. Ardından aynı yıl içerisinde LX 450 lüks spor otomobil hizmeti verileceği açıklandı. 1999 yılında Amerika’da 1 milyonuncu aracını satan marka bir yıl sonra ABD’de en çok tercih edilen lüks marka konumuna yükseldi.

2005 yılında ilk lüks hibrid aracı RC400h’yi tanıtan Lexus, ilk kez Japonya’da otomobillerini satmaya başladı. Üretilen araçlardan bazıları; LF-LC konsept,GS 350, GS 450h, ES 350, ES 300h hibrid, CT200h,350C IS, 250C, RX 350, RX 450h ve LS 600hl.


[Resim: Lincoln.gif]

Lincoln

Lincoln Hakkında

Lincoln Ford Motor tarafından üretilen lüks sınıfa yönelik bir markadır. 1961 model Lincoln Continental, Amerikan lüks otomobil anlayışını değiştiren otomobil olarak tarihe geçti.

İkinci Dünya Savaşından 1960’a kadar Ford firması, Lincoln’ ü Amerika’nın en çok lüks otomobil satan markası haline getirebilmek için çok ciddi para harcadı. Eğer Continental Mark II’yi de Lincoln sayarsak firma 15 yıl içinde tam 5 modelin kasasını tamamen yeniledi.

Üç tane tamamen yeni motor lanse etti. Ayrıca Michigan ve Wayne’de iki yeni fabrika açtı.

Bordinat ve ekibi 1958- 60 arasında üretilen Lincoln’ lerin tasarım çizgisini koruyarak 1961 model Lincoln’ü tasarlamaya başladı.

Mark II’ den esinlenen Thunderbird tasarımı bir anda 1961 model Lincoln oldu. Ve Bordinat’ ın ısrarla üzerinde durduğu devamlılık meselesi 1961 Lincoln ile başlamış oldu. Otomobilin tasarımında tek geleneksel nokta önde yer alan krom kaplamalı ızgara idi.

Continental’in tasarımındaki en önemli mesele sadelik idi. O günlerde Amerikan lüks otomobil anlayışı inanılmaz renk kombinasyonları, aşırı lüks ve gösteriş amaçlı üretiliyordu. Lincoln ise içinden dışına tamamen sade bir gösteriş sunuyordu müşterilerine.

Bu nedenle galerilerde sergilenmeye başlanan Continental otomobiller önce yadırgandı. Ancak ilk ayın sonunda Lincoln satışları tavana vurmuştu bile.

Cadillac tarafında ise işler artık karışıktı. Ve liderlik yavaş yavaş Lincoln’ e doğru kayıyordu.

Ve Continental Amerikan Lüks otomobil anlayışını değiştiren otomobil olarak tarihe geçti.


[Resim: Lotus.jpg]

Lotus

Lotus Hakkında

Lotus 50 yılı aşkın bir süredir varlığını sürdürmektedir, kısa bir zamanda tarihin bir çok yerinde yer almıştır ve yönetmiştir. Dünya`nın en iyi bazı yarış arabalarının yaratılmasında değil globalleşme içerisinde otomotiv mühendislik danışmanlığı yaparak büyümeye başlamıştır.

Şirket kurucusu Colin Chapman 1948`de ilk özel yarış arabasını yaptığı zaman, motorsporları yetişkin sürücü gücüyle Lotusun arkasındaydı. Bu tarihsel açıklamada okuduğunuz gibi Lotus yarışları ile cadde araçları arasında bir bağ var, ilk yıllarda Chapman sadece cadde araçları üretti sadece yarış tutkusunu finanse edebilmek için.
Bu apaçık değecek bir taktikti çünkü Lotus takımı 7 formula 1 şampiyonluğu ve 6 pilotlar şampiyonluğu kazandı. Bundan sonra Lotus arabaları tüm Dünya`da yüzlerce yarış ve şampiyonluk kazandı.

Motorsporları mirasımız Bugün kü Lotus tan kalmaktadır, şirketin tarihi vaadindeki gibi geliştirdiği araçlarda en üstün kullanım ve performans sunmak, cadde araçları dizayn ederkende odaklanmamıza yardım ediyor.

Yalnızca şirketin geçmişindeki lezzeti yansıtmak için tasarlanmış Dünya`da ki en iyi spor arabalarının üretimindeki yenilik ve tek fikir aramızdaki kan bağını ispatlamaktadır.


[Resim: Maserati.jpg]

Maserati

Maserati Hakkında

14 Aralık 1914’de Bologna’da bir araya gelen Alfieri, Ettore, Ernesto ve Bindo Maserati kardeşler: “Società Anonima Officine Alfieri Maserati”yi kurdu. Bu isim yıllar boyu yarış pistlerinde başarıyı, gücü ve prestiji temsil edecekti.

Bu kardeşlerin ürettiği ilk otomobil, 1926’da ürettikleri Tipo 26 oldu. 1.5 litre hacminde superchargerlı, düz 8 silindirli motoru 5300 dakika devirde 120 HP güç üreten bu otomobilin radyatörün altındaki bilinmedik amblem, Bologna’nın ünlü heykeli Neptün’ün oklarını hatırlatıyordu. Tipo 26, ilk başarısını 25 Nisan 1926’da Targa Florio’da, Alfieri Maserati ve mekaniği Guerino Bertocchi ile elde etti. Kendi klasmanlarında birinci, genel klasmanda dokuzuncu olmuşlardı.

İlk birinciliğin gelmesi için fazla bir zamanın geçmesi gerekmedi. Maserati 1929’da Borzacchini- E.Maserati ikilisiyle, Tripoli Grand-Prix’si ve Mille Miglia’yı kazandı. Aynı yıl, Borzacchini, iki Tipo 26 motor bloğunun birleştirilmesi ile üretilen muhteşem V16’ya sahip otomobiliyle 3-5 litre arası Dünya Hız Rekorunu kırdı. Cremona’da yakınlarında bulunan 10 km’lik bir piste kırılan bu rekorda Maserati’nin ortalama hızı 246.069 km idi ve bu rekor 8 yıl kırılamadı. Bu rekor Maserati’nin satışlarını arttırmakla kalmadı, aynı zamanda imajının gelişmesini sağladı.

Güçlü V4 yerini 26M’e bıraktı. Bu dönem Maserati pilotları için altın çağlardı: Arcangeli, Varzi ve Fagioli, 8C 2800 ile Monza’yı kazandılar. Daha sonra Alfieri Maserati, teknolojik olarak daha gelişmiş olan 4 silindirli 1088 cc turbosarjlı 4 CTR modelini yarattı. Bu model Alfieri’nin en son eseri oldu; 44 yaşında 3 Mart 1932’de hayata gözlerini yumdu.
1933’de sahneye Nuvolari çıktı ve 8C modeliyle Belçika Grand-Prix’sinde, The Coppa Ciano ve Nice Grand-Prix’sinde birincilikler kazandı.

1939’da Formula kuralları, atmosferik motorlar için 4500 cc, turbo şarjlı motorlar için 3000 cc olarak değişti. Maserati, gene turbo motoru seçti ve 8 silindirli 6300 dd’de 350 HP güç üreten 8CTF’yi çıkardı. Aynı yıl, firma için çok geçti; Amerika’da satılan bir 8CTF, Wilbur Shaw ile ındianapolis 500’ü kazandı. Gene 1939’da Maserati, Orsi Ailesi tarafından satın alındı ve Viale Ciro Menotti’ye taşındı. Alberto Massimino yeni baş mühendis olarak atandı.
Yeni sahipler başarı ile ilk tanışmalarını 22 Nisan 1946’da Gigi Villoresi tarafından bir 4CL ile kazanılan Nice Grand-Prix’si ile yaptılar. Aynı yıl Sommer, Marseilles Grand-Prix’sini de kazandı. Savaş sonrası dizayn edilen ilk model A6 Sport olmuştu. Aynı yıl bu otomobil Pininfarina tarafından 1.5 litre 6 silindirli 64 HP’lik bir touring coupé’ye dönüştürüldü . Bu Maserati’nin ilk yol otomobili oldu.

1953’de, Maserati motor yarışlarına geri döndü ve mühendis Gioacchino Colombo’yla anlaşarak çok daha güçlü bir model olan A6 GCM’yi üretti. Daha sonra bu model A6 GCS adıyla yol otomobili halini aldı.

1954 yılında Maserati yeni bir spor otomobili dünyaya tanıttı, ancak bu model diğerleri gibi bir yarış otomobilinden dönüştürülmüş bir model değildi. A6 G54 adını alan model düz 6 silindirli 1985 cc hacminde ve 150 HP gücündeydi. Dizaynı Allemano, Frua ve Zagato tarafından yapılmıştı ve coupé ya da spider olarak sipariş edilebiliyordu.
1957 yılına gelindiğinde, Stirling Moss, 250 F ile sayıca çok zaferler kazanmasına rağmen F1 şampiyonu unvanını alamadan Maserati’yi bıraktı. Yerini Fangio aldı, ve zaferlerine Arjantin Grand-Prix’sini kazanarak başladı. Bu yarışta ilk üç podyum da Maserati’nin olmuştu. (1.Fangio 2.Behra 3.Menditeguy). Yılın sonunda Fangio 250 F ile F1 şampiyonu olmayı başardı. Aynı yıl Maserati , gerçek bir güç makinesi olan 4.5 litrelik 8 silindirli 400 HP’lik 450S modeliyle Dünya Spor Otomobiller şampiyonasında birinci olarak zaferlerine bir yenisini daha eklemişti.

Ancak yıl sonunda Maserati, hiç beklenmedik bir şekilde, artık yarış otomobili üretmeyeceğini, sadece yol otomobili üretmeye konsantre olacağını açıkladı. Gerçekten Maserati, o tarihten sonra hiç yarış otomobili üretmedi; ancak Tipo 60, 61 “birthcage” gibi mekanik olarak kusursuz sanat eserlerini ortaya çıkardı.

Sadece yol otomobilleri üretme kararının alınmasına dünya ekonomik konjonktüründeki büyük değişmelerin şirketlerin mali yapıları üzerindeki olumsuz etkileri neden olmuştu. Bu karardan sonra üretilen modeller çok parlak sayılmazlardı ( A6, A6G, A6G/54)
Ancak 1957-1975 arasında üretilen on bir model, ıtalyan Spor Otomobilleri tarihinin en başarılı modellerinden olmuştur.

Maserati bir spor otomobilin her zaman rahatsız, kullanımı son derece zor ve gürültülü olması gerekmediği düşüncesinden yola çıkarak Grand Tourer adlı model tipini yarattı. Bu büyük geleneğin ilk örneği ise 3500 GT Touring Coupé (1957-1964) ve Vignale’nin hazırladığı Spider versiyonu olmuştur. Bu modeli, Shah of Persia versiyonuyla ünlü 5000 GT (1959-1964), Vignale Sebring (1963-1969), Quattroporte (1963-1969), Mistral (1963-1970), Mexico (1966-1972), çokzarif bir model olan Ghibli (1966-1973), Vignale’nin dizaynı dört kişilik coupé Indy (1969-1976) modelleri izlemiştir.

1968 yılında Orsi ailesi Maserati’yi Citroen’e sattı. Citroen de Maserati’nin teknoloji birikimini kendi otomobillerinde kullanmaya başladı, bunun sonucu olarak da Citroen SM Coupé’de altı silindirli Maserati motoru kullanıldı. Yeni yönetimin aldığı ve Maserati’nin geleneklerine tamamen aykırı kararlardan birisi de ilk defa alışılagelmiş önden motor konuşlandırması yerine ortadan motorlu iki modeli piyasaya sunmaları olmuştur: 90 derecelik V8 motora sahip Bora (1971-1979) ve 90 derece V6 motorlu Merak (1972-1983). Her iki model de Italdesign imzasını taşıyordu. Citroen daha sonra SM mekaniklerinin kullanıldığı bir önden çeker olan Quattroporte’yi üretti. Çok az sayıda üretilen bu model hiçbir zaman teknik yeterlilik belgesi alamadı.

1973 yılı Khamsin piyasaya sürüldü. Bertone imzalı kaporta son derece keskin hatlara sahipti. Aynı yıl petrol krizi nedeniyle Maserati satışlarında da kriz yaşandı ve Citroen Maserati’yi bıraktı.

1976 yılında Alejandro De Tomaso firmayı satın aldı ve yeniden organize etti. Aynı yılın ilkbaharında firma yeni modelini Cenevre Fuarı’nda sergiledi. Kyalami adı verilen model De Tomaso Longchamps dan esinlenilerek üretilmişti. Bu yılı izleyen Torino Fuarında ise yeni Quattroporte III tanıtıldı. Bu model 8 silindirli 300 HP’lik yeni bir motora sahipti ve Giugiaro tarafından çizilmişti.

1981-1993 yılları arasında Maserati 6 ve 8 silindirli çok sayıda motor üretmiştir : 2.0, 2.5, 2.8 ve 3.2 litre motorlar , Bi-Turbodan Spider’a kadar bir çok modelde kullanıldı.(420, 430, 2.24v, 4.24v gibi)
1993’de Fiat Auto Maserati’yi satın aldı.
1994 yılında Maserati iki yeni makyajlanmış modeli piyasaya sürdü : Ghibli(MY94) ve özel versiyon KS (Sports Kit)
1995’de Ghibli’nin yeni versiyonu (resmi olmayan ismi) GT çıkarıldı. 1996 yılında Quattroporte’nin 8 silindirli motoru (3.2 litre V8 335 HP) çıkarıldı.
1997 yılında hisselerinin %50’I Ferrari S.p.A. tarafından satın alındı ve Ferrari’nin payı 1999 yılının Aralık ayında %100’e çıktı.
1999 yılında tamamen yeni bir konsept ortaya çıktı : 3200 GT . 370 HP’lik çift turbolu 3.2 litre 8 silindire sahip Giugiaro /Italdesign imzası taşıyan bu model Maserati’nin tarihinde üretilmiş en başarılı modellerden biri olarak yerini aldı. Aynı yıl Quattroporte’nin makyajlanmış modeli olan Quattroporte Evoluzione de piyasaya sürüldü. Motor seçenekleri bu modelde değişmedi. Ferrari’nin yönetimi ele almasından sadece 1 yıl içinde satışlar tam üç kat arttı.
2001 senesinde Spyder atmosferik 4.2 lt. motor ve 390 HP gücü ile satışa sunuldu. 2002 senesinde Coupé de ise mevcut 3.2 lt motor yerini atmosferik 4.2 lt ve 390 HP’ye bıraktı. 2001 senesi sonunda üretimine son verilen Quattroporte Evoluzione’nin yeni versiyonu 2003 senesinde dunyaya tanıtılacak.
Bugün Maserati tamamen Ferrari’nin yönetimi altında 22. Yüzyıla güvenle bakıyor.

[Resim: Maybach.jpg]

Maybach

Maybach-Motorenbau GmbH veya bilinen adıyla Maybach, Wilhelm Maybach ve oğlu Karl'ın kurduğu bir Alman motor şirketidir. Zeplinler için motor üreterek başlamışlar; ardından büyük ve lüks otomobiller de üretmişlerdir.

II. Dünya Savaşı'nda Alman panzerleri için de motor üretmişlerdir.

Bugün şirket merkezi Friedrichshafen ve Daimler'in bir parçasıdır.

İlk üretime geçtiğinde iki modeli (Maybach 57, Maybach 62) varken seriye eklenen 57s, 62s, Exelero, Landaulet ve Zeppelin modelleriyle ürün gamı yediye çıkartılmıştır.

[Resim: Mazda.jpg]

Mazda

Mazda Hakkında

Mazda ilk olarak 1920 de Bay Jujiro Matsuda ve bir kaç arştırmacı tarafından Hiroşimada Toyo Cork Kagyo Ltd. adı altında kuruldu.Bu şirket şişe mantarı üretiyordu daha sonra adı Abemaki Ağaç Şişe Mantarı Şirketi olarak değiştirildi.

1929 yılına gelindiğinde şirket makine parçaları üretmeye başladı,aynı yıl ilk aracı olan (aslında motosiklet)üç tekerlekli 30 modelini üretmeyi başardı. Araç o kadar başarılı olduki Çin’e MAZDA-GO-A adı altında ihraç edilmeye başlandı.

1934 te şirket adını Mazda olarak değiştirdi. Aslında bay Matsuda mütevazi kişiliği ile tanınan biriydi ama gerek markanın imajı gerekse ailesinin isminin çok fazla ön plana çıkmasını istememesinden dolayı Zoroastrian dininin tanrısı olan Ahura mazda ile özdeşleşsin amacıyla isim mazda olarak kaldı. Aynı tarihte küçük 8 tekerlekli kamyonların üretimine başlandı ve marka ismide üstlerine kondu.

1935 te Mazda, sırf üretim kaabileyetinin artması amacıyla Kaya delgeçleri ve ölçü blokları üretmeye başladı.

1936da şu anki logoya benzer ama aynı olmayan ‘uçan M’figürü kullanılmaya başlandı. Bu figür Mazdanın anavatanı olan hiroşimayı temsil ediyordu ve aynı zamanda mazdanın Ahura mazdanında özellikleri olan çeviklik, hız ve yeni ufuklara süzülmeyi ifade ediyordu.

1940’ta İlk küçük sedan geliştirilmeye başlandı ama II.dünya savaşının patlak vermasiyle çalışma rafa kalktı ve ordu için arazi araçları üretimi başladı. 6 Ağustos 1945 teki atom bombası fabrikanın yarısını tahrip etti. Savaş sonrası fabrika tekrar inşa edildi ve üretim başladı.

1960’da Mazda ilk dört kapılı aracı olan R360 Coupe yi üretti.

1961 de NSU ile teknolojik ortaklık kurulup Wankel motorlara yönelik çalışmalar başladı. Bu yıl aynı zamanda mazdanın geleneksel benzinli motor,dizel motor ve wankel motor için beraber adım attığı bir yıl oldu. Bu yıl ilk pikap B1500 üretildi.
1962 de Carol 600 piyasya çıktı ve 1963 te üretim adeti 1 milyonu aştı.
1964’te İlk Familia 800 ve 100 yapıldı. 1965 te ingiliz firma Perkins Services’le dizel motorlar üzerine teknolojik ortaklık kuruldu.

1967 ve1968 Mazdanın patlama yaşadığı yıl oldu ve Avrupa pazarına Wankel motorlu Cosmos 110S ile girildi. Kia ile işbirliği anlaşması yapıldı (tabi teknoloji sattılar. 1970 te Japon intikamı başladı ve Amerikaya giriş yapıldı ve Capella RX2 tanıtıldı. 1973 yılında İhracat adetleri 1.000.000 adede ulaştı. 1996 yılında ISO 9001 Kalite Belgesini almaya hak kazanan ilk Japon Otomobil üreticisi ünvanını aldı.

2000 Mazda Hiroşima Üretim Merkezi ISO 14000 kalite belgesini almaya hak kazandı…

[Resim: McLaren.jpg]

McLaren

McLaren Hakkında

Mclaren, 1963 yılında Yeni Zelanda F1 pilotu Bruce Mclaren tarafından Formula 1 takımı olarak kuruldu. Bruce Mclaren, bir yıl sonra küçük bir ekiple birlikte ilk spor otomobilini üretti. V8 motoruyla Kanada-Amerika Challenge Kupası’nı kazanan ekip, Scuderia Ferrari’den sonra en başarılı ekip olma yolunda ilk adımı attı.

Mclaren Formula 1 takımı olarak kurulmasına rağmen, Monaco Grand Prix’sine ilk olarak 1966 yılında katıldı. Formula 1’de Mclaren Mercedes adıyla katılan ekip, 1974 yılında Emerson Fittipaldi ile ilk şampiyonluğunu elde etti. Aynı yıl içerisinde Mclaren Mercedes takımı 1995 yılına kadar sürecek ünlü Marlboro sponsorluğunu da kazandı.

1981 yılında Ron Dennis’in takımı Project 4 ile birleşmesinin ardından bugünkü Mclaren takımı ortaya çıktı. Birleşmenin ardından üretilen otomobillerde MP4 (Marlboro Project 4) adı en başta kullanıldı. Formula 1, 1980’lerin sonrasında Mclaren takımına Ayrton Senna ve Alain Prost’un katılmasıyla efsane yarışlara sahne oldu. 1990’lı yıllarda Williams Renault takımının güçlenmesiyle zor durumda kalan Mclaren takımı, Honda’dan motor temin etmekten vazgeçti. Formula 1’den edinilen tecrübe ve deneyimler lüks spor otomobil üretiminde etkili oldu.

Karbon fiber şasi o güne dek hiçbir otomobilde kullanılmamıştı. Tecrübe ile geliştirilen şasi ilk olarak F1 yarışında denendi. İlk olarak 90’lı yıllarda otomobillerde denenen karbon fiber gövdeli otomobil büyük ilgi topladı. 1992 yılında nihai yol otomobili McLaren F1 fikri artık şekillenmişti ve bu yıl 64 adet standart yol versiyonu üretildi. Aynı yıl 5 Le Mans yol versiyonu (LM), 3 uzun kuyruklu yol versiyonu (GT), 5 prototip (XP), 28 yarış otomobili (GTR) ve bir Le Mans prototipi (XP LM) olmak üzere toplam 106 araç üretilmiştir.

Zirveden giderek uzaklaşan Mclaren, 1995 yılında Mercedes’le motor anlaşması yaparak bir yıl sonra başarılı tasarımcı Adrian Newey’i de kadrosuna kattı ve eski günlerine tekrar döndü. 1992 yılında başlanan McLaren F1 otomobilinin üretimi ise 1998 yılında sona erdi. McLaren yol otomobilleri ise geliştirilerek üretilmeye devam etti.

Mika Hakkinen’le 1998 ve 1999 yılında tekrar McLaren şampiyon oldu. 31 Mart 1998’de 386,7 km hıza ulaşabilen otomobili üreten McLaren bu rekoru elinde 7 yıl tutmuştur. Ancak 1999 yılından sonra Mclaren, bir türlü istediği başarıyı yakalayamadı. 2007 yılında Lewis Hamilton ve Fernando Alonso ile iyi bir çıkış yakalasa da casusluk skandalı nedeniyle puanları silindi. Bu skandala rağmen Pilotlar Şampiyonası’nda iddasını sürdürdü fakat son yarışta Ferrari pilotu Kimi Raikonen’e Pilotlar Şampiyonluğu’nu kaptırdı. Son olarak bir yıl sonra Mclaren, Brezilya Grand Prix’nde Lewis Hamilton ile Pilotlar şampiyonu oldu.

Yarışçı kimliği her zaman için ön plana çıkan McLaren halen dünya çapında 50 bayisi ile küresel bir ağ kurmuş bir otomobil üreticisidir. McLaren’in önemli bazı modelleri ise P1, MP4-12C, 12C GT3, 650S GT3, F1, F1 LM, F1 Puru White ve F1 Jet.

[Resim: Mercedes-Benz.png]

Mercedes-Benz

Mercedes-Benz Hakkında

1876 yılında Nikolaus August Otto, uzun yıllardan beri sürdürülen “Güç Kaynağı” arayışına son vererek ilk dört zamanlı gaz motorunu üretti.Otto`nun yaptığı 4 zamanlı motorda ateşleme alevle yapıldığı için motor devri ancak dakikada 150-200 devire çıkabiliyordu. Kontrollü bir ateşlemesi olmayan bu motor geniş bir uygulama alanı bulamadı.

Otto`nun çalışma arkadaşlarından Daimler , Ottodan ayrılarak kurduğu atölyede sıcak boru ateşlemesi denilen bir sistemi geliştirdi. Boru sıcaklığı ayar edilerek , motor devrini ve çalışmasını kısmen kontrol altına aldı. Böylece motor devrini 800-1000 d/d`ya çıkarmayı başardı. Bu içten yanmalı motorların otomobillerde kullanılabileceğini ortaya koydu. Fakat motorlarda hâlâ yakıt olarak hava gazı kullanılıyordu.

Bundan sonraki çalışmalar havagazının yerine benzinin kullanılmasını sağlamak için; benzini pülverize ederek hava ile karıştırılması üzerinde yoğunlaştırıldı. Bu amaçla Daimler Almanya`da , Forest Fransa`da çalışmalar yaptılar. Forest , filit tulumbası esasına göre çalışan ilk karbüratörü yaptıysa da başarılı olamadı.

Daimler ise, havayı sıvı yakıt içerisine iterek yakıtı zerrelerine ayırıp bu zerreleri de ateşlemeden önce sıcak boru temas ettirerek buhar haline getirmeye çalıştı. Sonunda Daimler bu iki prensibi birleştirerek arkadaşı Wilhelm Maybach ile birlikte bugünkü modern karbüratörlerin esasını teşkil eden ilk şamandıralı karbüratörü yaptı. 1885 yılında Reitwagen adında bir motorlu bisiklet de üretti.

Bu çalışmalar devam ederken Alman mühendisi Karl Benz Daimler’in motoruna kendi bulduğu ilk elektrikli ateşleme sistemini de ekleyerek ticari yönden daha elverişli içten yanmalı motoru üretti. Gottlieb Daimler şamandıralı karbüratör yaparak içten yanmalı motorların gelişmesine katkıda bulunsa da yaptığı motoru bisiklet, kayık, at arabası gibi taşıtlara monte etmeye çalışarak Karl Benz`in gerisinde kaldı.

At kullanılmadan kendiliğinden hareket edebilen anlamındaki auto+mobile kavramının ortaya atılmasından sonra ilk otomobilin doğumu, bugün Otto motoru olarak bilinen bu motorun geliştirilmesinden tam 10 yıl sonra gerçekleştirildi. Karl Benz 3 tekerlekli otomobili yaparak fabrika etrafında deneme turları atmıştır. Bu esnada karısı ve işçileri heyacan içinde bağıra çağıra peşinden koştukları bilinir. Ancak araç dört turdan sonra bozulmuştur. 9 Ocak 1886 tarihinde Mannheim’li fabrikatör Karl Benz, Berlin’deki imparatorluk Patent Bürosu’na baş vurarak “Gaz motoruyla hareket eden araç” için patent hakkını aldı.
Aynı yıl “Kendi kendine hareket eden otomobil” rüyasıyla uğraşan bir başka kişi, Gottlieb Daimler, Stuttgart yakınlarındaki Cannstatt kasabasında önemli bir başanya imzasını attı: Gottlieb Daimler ilk motorlu otomobilini denedi.

Birbirine çok yakın mekanlarda, ancak birbirlerinden habersiz olarak otomobillerini geliştiren Daimler ve Benz buluşlarıyla yeni bir çağın açılmasına, dünyanın tam anlamıyla harekete geçmesine neden oldular.

Daha sonraki yıllarda Karl Benz’in şirketi “Benz&Cie” ve Gottlieb Daimler’in şirketi “Daimler Motoren – Gesellschaft” birbirlerine rakip olarak otomobil ürettiler. İlk otomobillerin çoğu, dişlileri olmadığı için yokuş çıkamıyor, önce durup sonra geriye doğru inmeye başlıyordu. 1893`da yapılan Benz Victoria marka arabada bir deri kayışı küçük bir kasnağa bindiren bir kol kullanılmıştı. Bu düzenek tekerleklerin daha yavaş dönmesini ve yüksek manivela gücünün arabayı yokuş yukarı tırmandırmasını sağlıyordu.
Benz Fabrikası 1896`ya kadar 130 araç üretti. 1894 yılında piyasaya sürülen Benz Velo önemli sayıda satılan ilk araç olmuştu.

1897 yılında Fransa’nın Nice kentinde yaşayan Avusturyalı tüccar ve Avusturya Nice Başkonsolosu Emil Jellinek, Daimler fabrikasını ziyaret ederek bir otomobil satın aldı. Uluslararası finans dünyası ve aristokrasi ile iyi ilişkiler içinde olan Jellinek, Daimler otomobili ile Fransız Riviera’sında büyük ilgi topladı. Daha sonra Jelinek 1899′da 23 beygir gücünde motorla donatılmış bir Daimler yarış otomobiline büyük kızı Mercedes ‘in adını vererek bu araçla Nice’de bir yarışa katıldı ve birinci oldu. Bu başandan sonra Jelinek, Daimler fabrikasına 36 otomobil sipariş verdi ve bu araçların “Mercedes” adını taşımalarını şart koştu.

Emil Jelinek’in elde ettiği satış başarısı üzerine Daimler, 1901 yılından itibaren ürettiği araçları “Mercedes” olarak adlandırmaya karar verdi. Mercedes İspanyolca konuşulan ülkelerde çok kullanılan bir isimdir. Kelime olarak da Mars gezegeninin ispanyolca adıdır. Lütuf ve zerafet anlamına da gelmektedir. 23 Haziran 1902 tarihinde Mercedes marka adı olarak tescil edildi. 26 Eylül 1902 tarihinden itibarende kanunlarca koruma altına alındı.

Mercedes logosunun anlamı

Şirketin kurucusu Gottlieb Daimler, Deutz’daki motor fabrikasındaki görevinin ilk yıllarında, Köln ve Deutz manzaralı evinin tepesine bir yıldız amblemi koymuş, eşine yazdığı mektuplarda bu yıldızın günün birinde başarıyı ve gücü temsil edeceğini ve fabrikasının üzerinde parlayacağını söylemişti. Yıldız Daimler’in, motorlu araçların “karada, suda, havada” evrenselliğini simgelemektedir.

1909′da tescil edildi. 1916 yılında yıldızın etrafı, içinde dört küçük yıldızın ve Mercedes isminin yer aldığı bir daireye çevrildi. 1926′da Daimler-Benz birleşmesi ile Benz’in defne yapraklarından çelengi yıldızın etrafını sardı.

Mercedes Türkiye`de:

1967 yılında Daimler-Benz AG’nin % 36 ortaklığı ile Otomarsan ünvanıyla İstanbul’da kurulan Mercedes-Benz Türk, 0 302 tipi otobüslerin üretimine, 1968 yılında başlamıştır.
Üretime başladıktan sadece 2 yıl sonra, 1970’te ihracata başlayan şirket, 1984 yılında Mercedes-Benz Türkiye Genel Mümessili olmuştur.

1986 yılında ise Türkiye’nin büyüme potansiyeline paralel olarak Orta Anadolu ili Aksaray’da kamyon fabrikası üretime geçmiştir.

Kasım 1990’da şirketin ticari ünvanı Mercedes-Benz Türk A.Ş. olarak değişmiştir.
500 Milyon Euro’yu aşan yatırım hacmiyle Mercedes-Benz Türk A.Ş. bugün Türkiye’nin en büyük yabancı sermaye yatırımlarından biridir ve 4.400 personel istihdam etmektedir. Bunun yanı sıra ülke çapındaki bayi ve satış sonrası hizmetler ağında 2.500 kişi çalışmaktadır. Daimler AG’nin Mercedes-Benz Türk sermayesindeki payı % 67’dir.

Günümüzde İstanbul’da Hoşdere Fabrikası’nda şehirlerarası ve belediye tipi otobüsler, Aksaray Fabrikası’nda ise hafif, orta ağır ve ağır sınıf kamyonlar ve çekiciler üreten Mercedes-Benz Türk’ün bu tesisleri Daimler AG’nin geliştirme ve üretim ağının önemli parçalarını oluşturmaktadır. Şirket, sadece Türkiye’de üretilen modelleri de kapsayan ürünlerinin yurtiçi satışlarını ve ihracatını da yapmaktadır. Ayrıca Mercedes-Benz marka hafif ticari araç ve Daimler AG çatısı altındaki tüm otomobil markalarının ithalatını ve satışını yapan Mercedes-Benz Türk, 2007 yılında toplam 28.609 adet araç satışı gerçekleştirmiştir.

En güncel teknolojilerle donatılan, yüksek kaliteli ürünleri sayesinde Mercedes-Benz Türk, Türkiye şehirlerarası otobüs pazarında % 63,8’lik, 6 ton üzeri kamyon pazarında ise % 30,1’lik pazar payıyla lider konumundadır.

Şirket, Türkiye’nin otobüs ve kamyon ihracatında da öncü konumundadır (2007 yılında 2.415 adet otobüs ve 6.248 adet kamyon ihraç edilmiştir). Batı Avrupa ülkelerinin Mercedes-Benz Türk’ün en önemli ihracat pazarlarını oluşturması ayrıca dikkat çekmektedir.

[Resim: Mercury.jpg]

Mercury (otomobil)

Mercury, Ford Otomotiv Grubu bünyesinde yer alan , sadece Amerika pazarına satışı yapılan otomobil markasıdır. Ford'un modellerini başka bir isim altında üretmektedirler.
Güncel modelleri

Mercury Grand Marquis (1983-günümüze)
Mercury Mariner (2005-günümüze)
Mercury Mariner Hybrid (2006-günümüze)
Mercury Milan (2006-günümüze)
Mercury Montego (1968-1976, 2005-2007)
Mercury Monterey (1950-1974, 2004-günümüze)
Mercury Mountaineer (1997-günümüze)

Bugünkü modelleri

Mercury Marauder (1963½-1965, 1969-1970, 2003-2004)
Mercury Cougar (1967-1997, 1999-2002)
Mercury Villager (1993-2002)
Mercury Sable (1986-2005, 2008)

Geçmiş modelleri

Mercury Bobcat (1975-1980)
Mercury Brougham (1967-1968)
Mercury Capri (1979-1986, 1991-1994)
Mercury Colony Park (1957-1991)
Mercury Comet (1960-1977)
Mercury Commuter
Mercury Custom (1956)
Mercury Cyclone (1964-1972)
Mercury Eight
Mercury LN7 (1982-1983)
Mercury Lynx (1981-1987)
Mercury M-Series (1946-1968, Canada)
Mercury Marquis (1967-1986)
Mercury Medalist
Mercury Meteor (1962-1963)
Mercury Monarch (1975-1980)
Mercury Montclair (1955-1960, 1964-1968)
Mercury Montego (1968-1976, 2005-2007)
Mercury Monterey (1950-1974)
Mercury Mystique (1995-2000)
Mercury Park Lane (1958-1960, 1964-1968)
Mercury Park Lane Brougham (1967-1968)
Mercury S-55
Mercury Topaz (1984-1994)
Mercury Tracer (1988-1999)
Mercury Turnpike Cruiser (1957-1958)
Mercury Voyager
Mercury Zephyr (1978-1983)

[Resim: MG.jpg]

MG Motor UK

Die MG Motor UK Ltd. war ein Automobilhersteller im Longbridge-Distrikt der Stadt Birmingham im Vereinigten Königreich Großbritannien und Nordirland. Der Markenname lautet MG, als Nachfolger der britischen Automarke MG. Die Endmontage von Bausätzen wurde im Herbst 2016 eingestellt, seitdem vertreibt die Firma zwei Modelle der Marke, die vollständig in China produziert werden.

Das Unternehmen wurde am 12. April 2006 als Nachfolgeunternehmen der MG Cars Ltd. gegründet und ist zurzeit eine einhundertprozentige Tochtergesellschaft der Shanghai Automotive Industry Corporation (SAIC). Bis in den Frühling des Jahres 2009 hinein war die englische Niederlassung unter dem Namen NAC MG UK Ltd. bekannt und gehörte der Nanjing Automobile Group an, welche mittlerweile von der SAIC aufgekauft worden ist.

Die Arbeit nahm das Unternehmen im August 2008 mit der Endmontage des MG TF LE500 auf. Im September 2010 kam als zweites Modell schließlich der MG 6 in der Karosserieform mit Fließheck hinzu. Später wurden der MG 3 und die zweite Generation des MG 5 aus fast fertigen Bausätzen (Semi-knock-down Kits) endmontiert.

Die Endmontage mit zuletzt 25 Arbeitnehmern wurde im Herbst 2016 eingestellt. In Longbridge befindet sich weiterhin das SAIC Motor Technical Centre (SMTC), in dem die Modelle der chinesischen Marke MG von 400 Mitarbeitern entworfen und entwickelt werde

[Resim: Mini.jpg]

Mini

Mini Hakkında

Sir Alec Issigonis, 1959 yılında küçük ve pratik bir otomobil yarattığında, hiç kuşkusuz bu otomobilin 47 yıl boyunca insanların hayatlarının bir parçası olacağını, hatta yaşam stillerini belirleyen nadir bir tasarım objesine dönüşeceğini hiç düşünmemişti.

1946 yılında Sir Alec Issigonis ile tanışan John Cooper, Mini`nin yüksek performanslı ve yarış amaçlı bir modelinin de olması gerektiğini düşünüyordu. George Harriman, Cooper`ı 1961 yılında görevlendirdi ve 150.000 adet Mini Cooper üretildi.

1965 Monte Carlo Rallisi’nde, başlangıç çizgisinde altı adet Mini Cooper S vardı. Timo Makinen ve Paul Easter 1965’de açık arayla birinci olurken 1967’de ise Rauno Aaltonen ve Liddon, Mini takımı için şapka çıkartılacak başarılara devam ettiler.

Yanlamasına yerleştirilmiş motorları sevdirdi, tasarım kurallarını yeniden yazdı ve sosyal bir devrimin parçası haline geldi. Minik dev Mini, 1995 yılında İngiliz otomobil dergisi Autocar okuyucuları tarafından Yüzyılın Otomobili seçildi.

1959-2000 yılları arasında üretilen Mini, küçük harflerle yazılırken, Frank Stephenson liderliğindeki MINI Proje Takımı ile modern çizgilerine ulaşan günümüz MINI’leri büyük harflerle yazılıyor. MINI markanın ismi iken “Cooper” ise model ismini belirtiyor.



[Resim: Mitsubishi.jpg]

Mitsubishi

Mitsubishi Hakkında

Mitsubishi’nin tarihi modern Japonya’nın tarihiyle paraleldir. Kurucu Yataro Iwasaki, güçlü Tosa klanının evi olan Shikoku adasında bir şehir olan Kochi’dendi. Klan için çalışmaktayken Osaka ticari operasyonlarının yönetimiyle kendini kanıtlamıştı. 1870’de klandan kiraladığı üç tane buharlı gemiyle kendi taşıma şirketini kurdu. Bu Mitsubishi’nin başlangıcı oldu.

Şirket Mitsukawa Shokai, Mitsubishi Shokai, Mitsubishi Jokisen Kaisha (Mitsubishi Buharlı Gemi Şirketi), Yubin Kisen Mitsubishi Kaisha (Mitsubishi Posta Buharlı Gemi Şirketi) gibi birkaç isim değiştirerek hızlıca büyümeye devam etti.Mitsubishi Buharlı Posta Gemisi Şirketi Çin’e ve Rusya’ya hizmetini resmen başlattı ve denizaşırı hatlarda gerçek bir monopolinin tadını çıkardı. Ama politik rüzgarlar 1880’lerin başından Mitsubishi’nin aleyhine döndü ve hükümet bir rakibin kurulmasına sponsor oldu. Bunu takiben ortaya çıkan rekabet iki şirketi de neredeyse iflas ettiriyordu.

Hükümetin konuya el koyması geçici ateşkes sağladı. Ama amansız rekabet 1885’de Yataro öldüğünde yeniden başladı ve erkek kardeşi Yanosuke tarafından sürdürüldü. İhtilaf 1885’de hükümet- hakemliğinde bir birleşmeyle sonlandırılarak —günümüzün NYK Line’ı, Nippon Yusen yaratıldı.




Bul
Alıntı


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 1 Ziyaretçi